myspace codes
Click here for AYSE CETİNLE YAZILARA HOŞ GELDİNİZ
myspace layout

ANIMASYON - Ayşenin Günlüğü - Blogcu cursor



AYSE CETİN SELAM

Ayşenin Günlüğü

23/4/2006 - selam

Kategori: ANIMASYON

selam arkadaşlarım önce bütün cocuklarımızın egemenlik cocuk bayramını kutlarım sitemle pek ilgilenemediğim için pek cok arkadaşlarım beni tanımaz ama ben herkesi tanırım benim sayfamda siirler öyküler hikayeler bula bilirsiniz beni iğmal etmeyin herkese kucak dolusu sevgiler

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - son

Kategori: ANIMASYON

görüşmek üzere

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - hikayelerin adresi

Kategori: ANIMASYON

http://www.efsaneler.com/dispefsane.asp?sr=13&kt=15&ei=877

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - uzaylıların nasaya armaganı

Kategori: ANIMASYON

Amerika'da UFO olaylarının çok yoğun yaşandığı 51. bölgede, bir gün fırtınadan kaçan bir kaç ormancı bir mağaraya rastgelmişler. Mağaranın girişi sanki özellikle gizlenmiş gibiymiş. Bu mağarayı bulmaları resmen büyük bir şansmış. Girişi küçük olan mağara, aslında bayağı genişmiş, bir sürü karanlık dehlize açılıyormuş.

Yağmurda oldukça ıslanmış ve üşümekte olan ormancılar, mağaranın derin dehlizlerine dağılarak yakacak bir şeyler aramaya başlamışlar. Ormancılardan biri çok meraklı bir adammış, yakacak bir şey bulamadığı için dehlizlerde oldukça uzaklaşmış. Geçtiği dehlizlerin birinden bir fokurdama sesi geliyormuş. Hiç düşünmeden oraya doğru yönelmiş. Küçük el fenerinin ışığında karanlık, sümüksü bir maddenin hareket ettiğini görünca, çığlığı basarak kaçmaya başlamış. Dehlizlerden zor bir hal geri dönmüş. Merak içinde bekleyen arkaşlarına durumu anlatmış.

Arkadaşlarının anlattıklarından çok tırsan ormancılar, fırtınaya aldırmadan mağaradan kaçmışlar. Ormanda düşe kalkaşarak en yakın kasabaya ulaşıp, başlarına gelenleri şerife anlatmışlar. Şerif fırtına nedeniyle bölgenin değişik yerlerinde görev yapan yardımcılarını telsizle arayıp, hemen ormancıların bulduğu mağaraya gitmelerini istemiş. Kendisi de ormancıları arabasına alıp mağaraya doğru yola çıkmış.

Mağaraya ulaşmaları yarım saatlerini almış. Şerif ve ormancılar mağara girişine geldiklerinde onları büyük bir sürpriz bekliyormuş. Etraf siyah takım elbiseli ve hava geçirmeyen özel giysileriyle bir sürü adamla doluşmuş. Mağaranın hemen ilerisindeki boş alanda da üç helikopter duruyormuş. Şerif hemen olaya el koymak için adamların yanına gitmiş. Siyah takım elbiselilerden biri, NASA Özel Birim kimliğini gösterip "Şerif, sen olayı yardımcılarına telsizle haber vererek üzerine düşen görevi yaptın. Şimdi bırak, biz işimizi yapalım" demiş.

Sonra görevliler, şerifi, yardımcılarını ve ormacıları bölgenin dışına çıkarmışlar. Mağaradaki sıvı, Özel Birim tarafından son damlasına kadar varillere konup taşınmış. Meğerse bu garip sıvı, UFO araçlarının görünmezliğini sağalayan bir maddeymiş. NASA esrarengiz sıvı hakkında ancak bu kadarını öğrenebilmiş. Bilim adamları NASA laboratuvarlarında, ne yaptı ettiyse sıvının yapısının çözememiş. Sonunda mağaranın özel koşulları nedeniyle sıvının tek bir damladan üreyerek çoğaldığı ortaya çıkarmışlar. NASA laboratuvarında hemen mağaranın özel koşulları suni olarak oluşturulmuş ve görünmezlik sıvısı üretilmiş. ABD, bu sıvıyı günümüzdeki radara yakalanmayan hayalet uçakların boyasında kullanıyormuş.

Bu efsaneyi Hilal gönderdi. Sağolsun, varolsun :)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - soyup beni yiyecek

Kategori: ANIMASYON

Aşırı dozda LSD alanlar bi süre sonra kendini portakal zannetmeye başlarlarmış ve “kabuklarımı soyup beni yiyecek” diye düşünerek kimseyi yanlarına yaklaştırmazlarmış.

Aşırı dozda LSD alınınca insanda takıntılar oluşurmuş. Hatta bi keresinde İngiltere’de 4 genç sürekli güneşe bakmaya takmışlar. Bakmışlar, bakmışlar... Üçü kör olmuş, biri son anda kurtarılmış.

Amerikalılar dünyanın en ince telini yapıp Japonlara göndermiş. Peki n’apmış çekik gözlüler buna karşın? Onlar da bu telin içini oyup boru haline getirmişler. Sonra da “dünyanın en ince borusunun” içine, dünyanın ennn ince telini sokup aynen Amerikalılara geri göndermişler.

Hasta ziyaretlerinde getirilen çiçekleri hemşireler, “odadaki oksijene ortak oldukları” için akşamları çöpe atarmış. Bu uygulama solunum yetmezliğnden yatan bi’kaç hasta öldükten sonra ortaya çıkmış.

Amerika’da siyahlar 2007 yılından sonra oy kullanamayacakmış. Siyahlara seçme ve seçilme hakkı 1965 yılında Başkan Lyndon B. Johnson zamanında verilmiş. Ama 1982’de Başkan Ronald Reagan yasayı, “Bu hak 25 yılla sınırlıdır” diye değiştirmiş.

Doktor Jivago filmindeki tren sahnelerinden birinin çekimi sırasında dublör bi kadın, trenin üstünden tekerleklerin altına düşmüş ve ayağı yarısından kesilmiş. Bu sahne daha sonra montajda çıkartılmış.

Çaya-kahveye atılan yapay tatlandırıcılar böbrekte birikip kanser yapıyomuş.

Aspirin kediler için bi tür zehirmiş. Aspirini yiyen kedi bi’kaç saate kalmaz acıdan kıvrana kıvrana ölürmüş.

Dalak yemek iyiymiş, kan yaparmış çünkü.

İnsan hangi yöne oturursa otursun pankreas mutlaka kuzeyi gösterirmiş. (kuzeye doğru dönermiş)

Tampon ve kadın pedi üreten firmalar kanamayı arttırmak için ürünlerinde asbest kullanıyolarmış. Böylelikle, mesela 3 günde bitmesi gereken adet dönemi 5-6 güne uzuyomuş.

Casinolarda insanları zinde tutup kumar oynamaya devam etmelerini sağlamak için içeri sürekli oksijen pompalanırmış.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - merhaba dünyalı

Kategori: ANIMASYON

Amerikalılar Ay'a indiklerinde topladıkları taşları yıllar sonra, gelişmiş teknolojik aletlerle incik cincik araştırmışlar ve Ay'ı oluşturan maddenin Güneş sistemindeki tüm gezegenlerden daha yaşlı olduğunu bulmuşlar. Ancak bunu açıklamamışlar. Çünkü Ay, aslında uzaylılar tarafından dünyayı izlemek için yörüngeye oturtulmuş yapay bir uyduymuş.

Kutuplarda eksenlerin geçtiği noktada dünyayı boydan boya geçen bir tünel varmış. Bu tüneli uzaylılar kullanıyormuş. Anlayacağınız UFO'lar, dünyayı yüzyıllardır yol geçen hanı yapmış. Zaten genelde bu tünelleri kullandıkları için çok az kişi UFO görebiliyormuş.
Bu efsaneyi Cihan Yılmaz gönderdi.

Uzaylıların dünyaya saldırmamalarının nedeni, cami minarelerini füze sanmalarıymış.
Bu efsaneyi Ozan İlter gönderdi.

NASA'nın Mars'a örnek toplamaya ve resim çekmeye gönderdiği Pathfinder bir kayaya takılıp kalınca ikincisi gönderilmiş. İkinci araç Mars'a doğru yola çıktığında ilk aracın kayaya takılmadığı, NASA'nın şifrelerini kıran iki hacker'ın aracı frenlediği ortaya çıkmış. NASA önlem almakta çok geç kalmış. İkinci araç Mars'a inince, yine bu iki kafadar, Mars üzerinde Pathfinder'larla bir müddet resmen yarış yapmış. Daha sonra yakalanma korkusuyla Pathfinder'ları serbest bırakmışlar.
Bu efsaneyi Utku Atik gönderdi.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - kedi testi

Kategori: ANIMASYON

Yerli bir otomobil üreticisi firmamızın üst düzey yetkilisi, Japonya'da otomobiller banttan çıkınca kedi testi adında bir testen geçtiğini duymuş. Japonya'da otomobiller bu testi geçerse satışa çıkıyormuş. Güya Japonlar tamamen biten otomobilin içine akşamdan bir kedi koyuyorlarmış. Gece boyu arabada kapalı kalan kedi, sabah geldiklerinde yaşıyorsa izolasyonda sorun var diye arabayı tekrar incelemeye alıyorlarmış. Kedi ölüyse otomobilin tamamen başarılı bir üretim olduğuna karar veriyorlarmış.

Bu üst düzey yetkili kendi fabrikasında aynı testi uygulamaya karar vermiş. Bir kaç denemeden sonra kedi testi tam türk usulü olmuş. Kediyi akşamdan otomobile kilitliyorlarmış. Sabah geldiklerinde kedi hala arabadaysa, üretim başarılı diye karar veriyorlarmış. Kedi kaçıp gittiyse, arabayı tekrar üretim bandına fgeri dönderiyorlarmış.

Bu efsaneyi Tacettin Aydın gönderdi. Sağolsun, varolsun :)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - kamikaze köpekler

Kategori: ANIMASYON

İkinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar Nazi Almanya'sının üstün tank gücü karşısında çok zor zamanlar geçiriyormuş. Zeki bir Rus subayı ortaya bir proje atmış. Plana göre orduda görev yapan köpekler, Nazi tanklarına saldıracak kamikazeler olarak eğitilecekmiş. Anti-tank patlayıcılar taşıyan bu köpekler, Nazi tanklarının en savunmasız yeri olan altına doğru koşacaklarmış. Tankın altına girer girmez de sırtlarını tankın tabanına vurup, mayın benzeri patlatma mekanizmaları olan bombalarla tankları etkisiz hale getireceklermiş.

Hitler, Rusya'ya tank birlikleriyle girme emri verdiğinde, aylarca eğitilmiş olan köpekler savaş için hazır durumdaymış. Rus generaller, savaşın gidişatını değiştirecek gizli silahlarıyla Nazi tanklarını bekliyorlarmış. Uygun bir ovada Rus tankları ile Nazi tankları karşı karşıya gelmiş. Ruslar, kamikaze köpekleri savaş alanına göndermiş. Ancak köpekler, Rus tanklarıyla Nazi tanklarının farkını anlayamadıklarından, önlerine çıkan tankın altına girip patlatmaya başlamışlar.

Maalesef Rus tankları köpeklere daha yakın olduğu için Rus birliği ağır kayıplar vermiş. Sonuçta Ruslar geri çekilmeye başlamış. Naziler ne olduğunu anlayamamış ama kaçan düşmanı takibe başlamışlar. Hitler'in sonunu getiren ve Nazi ordusunun kış şartlarında Rus steplerinde kalakalmasını sağlayan geri çekilme taktiği böyle gerçekleşmiş. Rusların savaşı kazanmasını sağlayan bu taktik, aslında büyük bir askeri gaf olduğu için devlet sırrı olarak saklanan bu olay yüzünden mecburen uygulanmış.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - gökten düşen inek

Kategori: ANIMASYON

Bu olayı bi arkadaşımın babası anlatmıştı bana. O da televizyonda seyretmiş galiba. Japon Denizi’nin ortasında, bi gemi enkazına tutunmuş 3-4 Japon balıkçı, Sahil Güvenlik tarafından kurtarılmış. Yetkililer o gün havanın son derece açık olmasına rağmen gemilerinin nasıl olup da battığını sorduğunda, balıkçılar inanılması güç bi hikaye anlatmış. Güya gökten, güvertenin tam ortasına koccaman bi inek düşmüş. Bunun açtığı delik yüzünden de gemileri bi’kaç dakika içinde batıvermiş. Sahil Güvenlikçiler inanmamış taabi bu hikayeye. Adamlardan şüphelenip gözlem altına almışlar. Balıkçılar bi’kaç hafta nezarette kaldıktan sonra serbest bırakılmış. Çünkü adamlar gerçekten de yalan söylemiyomuş.

Bakın şimdi herifler nası aklanmış: O dönemde bi Rus askeri uçağı Japonların hava sahasını ihlal etmiş. Japon hükümeti de doğal olarak Rusya’dan olayı soruşturmasını istemiş. Rusların istemeye istemeye, yarım ağız yaptığı açıklamadan sonra “gökten düşen ineğin” sırrı da çözülmüş. Dışıişleri’nin gönderdiği özür mektubu aynen şöyleymiş. “Maalesef askeri kargo uçaklarımızdan birinin personeli emirlere uymayıp, kuraldışı davrandığından hava sahanız ihlal edilmiştir. Kaptan Pilot Yüzbaşı Arnsky’nin verdiği ifadeye göre uçağa, çalıntı olduğunu tahmin ettiğimiz bi inek alınmış. Ancak havalandıktan bi süre sonra soğuktan huysuzlaşan inek zaptedilemez bi şekilde sağa sola koşmaya başlamış. İneğin koşuşturmaları da uçağın dengesini bozmuş. İşte bu sırada yaşanan panik sırasında rota değişerek hava sahanıza girilmiştir. 30.000 fit yükseklikte ortaya çıkan bu problem ancak inek dışarı atılabildikten sonra çözülmüş ve eski rotaya dönülebilmiştir. Sizden, ortaya çıkan ihlal için özür dileriz. Olayın sorumluları ivedi bir biçimde cezalandırılacaktır. Saygılarımızla...”

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2006 - türk aslanları korede

Kategori: ANIMASYON

Devir Kore Savaşı günleri. Ne idüğü belirsiz bi savaşın içine müttefiklere hoş görüneceğiz diye dalmışız. Amarikalılar, "zaten bizim navy aslanları işi bitirir ama hadi Türkler de istiyor, hevesleri kırılmasın, gelsinler bari" diye hafiften burun kıvırarak karşılamışlar bizim hükümetin savaşa katılma kararını... Vaay, Coni'ye bak. Sen ne zaman adam oldun lan gavur! Sen önce tuvaletine taharat musluğu taktır, kıçındaki b.kla geziyosun...

İlk Türk birliği Kore'ye varmış, diğer müttefik askerlerle birlikte teftiş için sıraya dizilmiş. Bizimkiler tam da Amerikan askerlerinin yanındalarmış. Yalnız Mehmetçikler Amerikan ayılarının yanında biraz çelimsiz kalmış taabi. Amerikalıların komutanı bizim komutanın yanına gelmiş, alaycı bir tavırla, 'Siz bunlarla mı geldiniz Kore'de savaşmaya Hiç gelmeseniz de olurdu canım' diyerekten bizim askerlerden birini şöyle iki yanından sallamış. Askercik sendeleyip düşer gibi olmuş, arkadaşlarından biri tutmuş garibi. Türk komutan bütün sakinliğiyle "Bakın bayım" demiş, (Yani İngilizce olaraktan "look mister" demiş. Hem de herifin konuştuğu Kuzey Virginia aksanıyla söylemiş bunu) "Bu asker size saygısızlık olmasın diye öyle sarsıldı. İsterseniz şimdi tekrar deneyin. Aynı şeyi bir daha yapabilirseniz, biz tasımızı+tarağımızı toplayıp derhal ülkemize geri döneceğiz."

Amerikan komutanı alay eder vaziyette, o çelimsiz dediği Mehmetçiği yine sallamaya çalışmış. Ama çocuğu bir milim bile yerinden oynatamamış. Adam bütün gücüyle bir daha denemiş ama nafile. Amarikan komutanı anlamış taabi yanlışını. Hemen bizim komutanın elini sıkmış, bütün birliği de tek tek alınlarından öpmüş... "Zaten İngilizcenizin mükemmeliğinden anlamalıydım. Beni affedin" demiş.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: NE GÜZEL BİR SAYFA ->

Hakkımda

daimi
Image Hosted by ImageShack.usBağlantılar • Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
tv matik

Kategoriler

Arkadaşlarım

blog layouts

elifce
blog layouts

zelis
blog layouts

mehmetyagiz
blog layouts

AYŞEN YILDIZ
blog layouts

lmaster
blog layouts

maviperi
blog layouts

yildizim
blog layouts

azide
blog layouts

raciegi
blog layouts

merveee
blog layouts

sessizofke01
blog layouts

angelgirl1
blog layouts

tutuklanandestanlar
blog layouts

adjaroja
blog layouts

hobilerimveben
blog layouts

koomikcocuk
blog layouts

cisil
blog layouts

ilkay1
blog layouts

elifclub
blog layouts

sabahyildizi
blog layouts

byrevolutionist
blog layouts

yildizim3
blog layouts

yesilyaprak35
blog layouts

cekom
blog layouts

cattik
blog layouts

sakarya392
blog layouts

destina95
blog layouts

heidi
blog layouts

cisil2006
blog layouts

cisilcetin
blog layouts

kentim
blog layouts

nisan24
blog layouts

nisan24f
blog layouts

bereket
blog layouts

zekigarden
blog layouts

sihirlibahce
blog layouts

yunusegi
blog layouts

cenk71
blog layouts

kalender2006
blog layouts

hayalse
blog layouts

gercekyasamdan
blog layouts

ebrulikiz
blog layouts

nebili
blog layouts

nebili47
blog layouts

gulum2007
blog layouts

nofearfalle
blog layouts

0640esma0640
blog layouts

izoiscaticephe
blog layouts

nepisirsem
blog layouts

nilaydilek
Resminiz:
Maximum boyut: 500 Kb
Yollanabilir: GIF, JPG, PNG, BMP, SWF
Kullanım şartları: Kullanım şartlarını kabul ediyorum